Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

NİKEL KADMİYUM BATARYALARIN ŞARJI VE BAKIMI

Piller ve akümlatör bataryaları depoladığı kimyasal enerjiyi deşarj esnasında elektrik enerjisine çeviren cihazlardır. Kullanılabilir elektrik enerjisinin miktarı ve var olan potansiyeli, bataryanın içinde bulunan aktif maddelerin cinsine ve miktarına bağlıdır. Bunlar içlerinde olan bir elektro-kimyasal reaksiyon sonunda elektrik üretirler. Bu kimyasal olayın tersi, bataryanın uçlarına ters yönlü bir akım verilerek gerçekleştirilebilirse batarya içinde enerji depolanmış (batarya doldurulmuş) olur. Batarya tekrar enerji üretebilir hale gelir. Enerji depolama sistemleri olarak birçok kimyasal kombinasyonlar denenmiş ve çeşitli akümlatör tipleri üretilmiştir. Bunların arasında Nikel Hidroksit (Nickel Hydroxide) ve Kadmiyum Hidroksit (Cadmium Hydroxide) kombinasyonu kullanan ve Nikel-Kadmiyum bataryası olarak adlandırılan akümlatörler radyo kontrol sistemlerinde en çok kullanılan bataryalardır. Nikel Kadmiyum bataryalar ikinci kuşak bataryalar olrarak sınıflandırlırlar. Karbon-Çinko ve Alkaline gibi birinci kuşak piller kullanıldıktan sonra tekrar şarj edilemezler. İkinci kuşak akümlatörler tekrar tekrar şarj edilerek kullanılabilirler.

RC sistemlerinde yaygın bir şekilde kullanılan Nikel - Kadmiyum akümlatörler sızdırmazdırlar. Bunların sızdırmazlığı sağlandadığından beri bakım problemi olarak ortadan kalkmış ve radyo kontrol sistemlerinde kullanılması son derce yaygınlaşmıştır. Bu bataryalar kurşun asit bataryalar gibi su veya asit ilavesi gibi bir işleme ihtiyaç göstermezler. Benzer şekilde su - asit ilaveleri gerektirmeyen "Gell Cell" adı altında imal edilen akümlatörler sızdırmazlığı temin edilmiş kurşun asitli bataryalardır. Bu bataryalar Nikel - Kadmiyum bataryalara nazaran daha ağırdırlar. Bunların 12 Voltluk olanları uçuş sahalarında starter bataryası olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

RC sistemleri ile birlikte gelen alıcı bataryalar dört hücrenin seri olarak bağlanmasından meydana gelirler. Her bir hücre tek başına 1,25 Volt olup toplam batarya takriben 5 Volt gerilim gösterir. Ancak şarj durumu ve çekilen akım şiddetine bağlı olarak bataryanın çalışma voltajı 5.2 iIe 4.4 Volt arasında değşir. Bu da her bir hücrenin l.3 Volt ile 1.1 Volt arasında olması demektir. Bir hücrenin gerilimi 1.1 Volta düştüğünde aşırı deşarjdan dolayı muhtemel bir hasara uğramaması için tekrar şarj edilmesi gerekir. Bu bataryalar tekrar kullanılmadan önce mutlaka şarj edilmelidir.

Günümüzün RC alıcıları ve servoları nominal gerilimi 6 Volt olan beş hücreli Ni - Cad bataryalar ile de çalışabilirler. Bu nedenle ömürleri 2 - 3 yıl olan alıcı bataryalarını yenilerken dört hücreli yerine beş hücreli batarya satın alınıp kullanılmasını tavsiye ederiz. Günün birinde batarya sisteminin bir hücresi aniden bozulduğu zaman geri kalan dört hücrenin verdiği yeterli gerilim modelimizin düşüp kırılmasını önleyecektir. Beş hücreli batarya kullanmanın bir faydası da %25 yüksek gerilim kullandığımız için servolarımız daha hızlı ve daha güçlü çalışacaktır.

Radyo kumandalı uçuşda elimizdeki vericinin bataryasının voltajını görebiliyoruz ve buna göre uçuşumuzu ayarlayabiliyoruz. Alıcı bataryasının durumunu ise genel olarak Modeli söktükten sonra bir deşarj aygıtına bağlayıp kalan mikdarı ölçebilirsek görebiliyoruz. Bu durumda emniyetli yapabileceğimiz uçuş miktarını nasıl ayarlıyabileceğiz? Bu sorunun cevabı aşağıdaki faktörlere bağlıdır.

1- Bataryaların kapasitesi;
Uçuş bataryasının emniyetle yapabileceği uçuş süresi bataryanın kapasitesi ile doğru orantılıdır. 500 mAh kapasiteli batarya ile emniyetle toplam 50 dakika uçuş yapabilen bir modelci, eğer 800 mAh'lik batarya kullanırsa toplam 80 dakika uçuş yapabilir.

2- Servo tipleri ve adedi;
Farklı güçte ve farklı yapıdaki servoların çektikleri akım mikdarları birbirinden farklıdır. Genel olarak büyük ve güçlü servolar daha çok enerji harcayıp bataryayı daha çabuk tüketirler.

3. Modelin büyüklüğü, hareketli yüzeylerin boyutları;
 Büyük ve hızlı modeller, hareketli yüzeyleri daha büyük olanlar, küçüklere göre bataryayı daha çabuk bitirirler. Bu sebebten büyük ve hızlı bir modele geçen modelci, uçuş bataryasını kontrol edip emin olmadan eskisi kadar uzun uçuş yapmamalıdır.

4. Kumanda sistemlerinin rahat ve sürtünmesiz çalışıp, çalışamaması;
    Kumanda çubuklarında veya hareketli yüzeylerin menteşeleri sürtünmesiz çalışmalı ve sevonun gidebileceği son noktaya kadar bir zorlanma ile karşılaşmadan rahat gidebilmelidir. Aksi halde enerji tüketimi çok artar ve emniyetli uçuş süresi çok azalır.

4- Kumanda edenin model uçak kumanda tarzı;
 Düz uçuş ve tatlı dönüşler ile yapılan bir uçuşla, devamlı sert akrobasi hareketleri yapılan uçuş arasında çok büyük batarya harcama farkı olup sert akrobasi yapılan uçuşlarda mevcut batarya kapasitesi çok daha çabuk harcanır.

500 - 600 mAh kapasiteli bir alıcı bataryası ve elektrikli katlanır iniş takımı bulunan bir akrobasi uçağı ile 10ar dakikalık 6 emniyetli, uçuş yapılabilir, Bu bir uçuş günü için iyi bir uçuş süresidir. Uçuş sahasında şarj aleti bulundurulursa verici bataryası şarj adildiği müddetçe uçuş zamanı arzu edildiği kadar uzatılabilir. Burada kullanılan bataryaların nekadar hızlı şarj edilebileceğine de dikkat edilmelidir. Çok hızlı şarj edilmesi halinde bazı bataryalar kısa zamanda bozulmaktadır. Bataryaların nekadar güçlü akım şiddeti ile şarj edilebileceği genellikle üzerlerinde yazılıdır

Küçük bir modelin ağırlık problemi var ise 100 veya 225 mAh kapasiteli küçük bir alıcı bataryası kullanılabilir. Yalnız bu bataryaları her uçuştan önce şarj etmek gerekebilir.

Bir alıcı cihazı ortalama olarak 10 ile 25 mA akım çeker, bir servonun durağan halde çektiği akım ise 5 ile 20 mA arasında değişir. Bunun anlamı da, 4 servolu bir modelde alıcı bataryası şalter açıldığında servolara herhangi bir komuta verilmeksizin bataryadan 30 ile 100 mA arasında bir akım çekilir. Uçuş esnasında ise servo motorları çalışacak ve çekilen akım çok daha fazla olacaktır. Bu akım miktarı uçuş yapılan modele, kullanılan RC sistemine ve modelcinin uçuş tarzına bağlı olarak farklı olur. Küçük ve seyrek kumandalarla uçan bir planör minimum elektrik harcaması ile uçabilirken devamlı ve sert kumandalarla uçan bir akrobasi modeli ve bilhassa helikopter modeli uçuş esnasında kat kat fazla batarya enerjisi tüketirler. Kaba bir tahminle 500 - 600 mAh lik bir batarya ile iki servolu bir planör ile birkaç saat termik uçuşu yapılabilir. Aynı batarya ile bir akrobasi yarışma modeli ancak 10’ar dakikalık 6 veya 7 emniyetli uçuş yapabilir. Başlangıçta emniyetli uçuş müddetini tesbit etmek için uçuşlar arasında bataryanın durumunu gösterebilen, (expanded scale voltmeter) yük altında bataryanın voltajını ölçen özel bir aletle kontrol edilmelidir. Bataryaların yük altındaki gerilimleri hücre başına 1,1 V’tan daha aşağı düşmemelidir. Yani 4 hücreli bir uçuş bataryası gerilimi 4,4 V’a düşmeden uçuş kesilmeli ve batarya yeniden şarj edilmelidir.

 
 
 
 

                          Şekil  1. Isı ve Kapasite Yüzdesi İlişkisi
 
 
 
 
 
 

NİKEL - KADMİYUM BATARYALARIN ŞARJ VE MUHAFAZASI

Bataryalar şarj ve muhafaza esnasında bulundukları ortamın ısısından etkilenirler. Şekil  1’de batarya sıcaklığının, şarj ve deşarj esnasında da bataryanın kapasitesine yaptığı etki grafik olarak gösterilmiştir.

Şekil  1. Isı ve Kapasite Yüzdesi İlişkisi
Burada 0 ile 30 C 0 arasında şarj ve deşarj edilen bataryanın tüm kapasitesinin kullanılabildiği görülmektedir. Kesik çizgili eğriden 00 C den düşük sıcaklıklarda bataryanın deşarj kapasitesindeki düşüş açık bir şekilde görülmektedir. Bu nedenle düşük hava sıcaklıklarında bataryamızın daha az bir akım sağlayacağı bilinmeli ve aynı oranda az uçuş yapılmalıdır. Aynı şekilde görülen kesiksiz çizgiden batarya sıcaklığının şarj üzerine etkisi görülmektedir. Bundan çıkan sonuç ise güneş altında modelin içinde kolaylıkla oluşacak 40 C0 sıcaklıkta şarj edilen bir bataryanın ancak %80 kadar bir kapasite ile şarj edilebileceğidir.

Ni-Cad bataryaların depolama şartları altında saklanması esnasında devamlı bir kayıp maydana gelir. Bu kayıp ortam sıcaklığı ile değişir. Şekil  2’de 0, 20 ve 400C da bataryanın 120 gün boyunca uğrayacağı iç kayıpları görülmektedir. Buradan çıkaracağımız sonuç soğuk kış aylarında ısıtılmamış ortamda saklanan bataryaların dört ay boyunca emniyetle saklanabileceğini, buna mukabil sıcak yaz aylarında tam şarjlı olsa bile iki ay içinde aşırı deşarj olarak tehlike sınırının altına kadar deşarj olabileceği görülmektedir. Bataryanın aşırı deşarj olup bozulmaması için ayda bir, olmazsa en geç iki ayda bir şarj edilerek saklanması tavsiye edilir. Bunu yaparken aşağıda izah edeceğimiz nedenlerden şarj etmeden hücre başına 1,1 Volta inecek gibi kontrollu deşarj edilirse bataryalar son derece iyi bakılmış olur.